günaydın gülenyüzüm
güler yüzlü pazar
kelimelerimin kanadına gizlediğim
küçük bir öpücük
seviyorum seni ey yar
halkım kadar
günaydın sabahım
pencereme akan
mülteci güneş
mide bulantım baş dönmem
akşamdan kalmışlığım
seni sevdim bugün dünya
dünden geldim dolandım
günaydın güzel susuş
bir şey gelmemesiaklına
çok şey varken söyleyecek
sende oku güzel bir şiir yazdım ben
sana bize biz yaşadıkça söylenecek
meleksin sen..
Suat AYDIN
3 ŞUBAT 2013
SİLİVRİ
10:09
hüznün koridorları
3 Şubat 2013 Pazar
9 Kasım 2012 Cuma
ÇÖP
yıtrıp yırtıp yeniden yazıyordu
"aşk diyorsun bavul toplamaz
kalsın anılar sende"
hiç güzel değil güzel değil hiç
10 farklı yerde
100 yara çılmış
1000yıllık acılardan
"hiç bilmediğim bir zamanda
hiç tanımadığım bir kadından
bir çocuğum oldu"
çöp çöp komik değil
hayır rezalet fiyasko
"sende anlamıyorsun
sana bile anlaşılmıyorlar
ölesi geliyor ondan insanın"
sıkışınca ölüm bitince kaz bir çukur gir içine
aşağılık bir şair zaman sen 50 yıl yaşarken
bir satırda siliverir seni
çek gir burdan kapa pencerelerini bitti..
9 kasım 2012
"aşk diyorsun bavul toplamaz
kalsın anılar sende"
hiç güzel değil güzel değil hiç
10 farklı yerde
100 yara çılmış
1000yıllık acılardan
"hiç bilmediğim bir zamanda
hiç tanımadığım bir kadından
bir çocuğum oldu"
çöp çöp komik değil
hayır rezalet fiyasko
"sende anlamıyorsun
sana bile anlaşılmıyorlar
ölesi geliyor ondan insanın"
sıkışınca ölüm bitince kaz bir çukur gir içine
aşağılık bir şair zaman sen 50 yıl yaşarken
bir satırda siliverir seni
çek gir burdan kapa pencerelerini bitti..
9 kasım 2012
12 Şubat 2012 Pazar
ak-ros-tiş
Aşağılardan aldın
yeryüzüne çıkardın beni
fersah fersah
yükseliyorum şimdi
ellerindeyim
rüyalar
alemindeyim içimdeki küçük kuş mucizem beklemelerdeyim..
yeryüzüne çıkardın beni
fersah fersah
yükseliyorum şimdi
ellerindeyim
rüyalar
alemindeyim içimdeki küçük kuş mucizem beklemelerdeyim..
4 Eylül 2010 Cumartesi
UCUZ İNSAN ETİ
“Seni sevmiyorum” demiş kocası
Nazlı teyzenin
O günden sonra
O bile unutmuş sayısını
Eve aldığı sütçünün tüpçünün
Kimse “seni seviyorum” dememiş
Kimse sevgi sözcükleri
Fısıldamamış kulağına
Vermeye meraklı olduğundan değil
İstemezmiş aslında vermek kimseye
Severmiş yalnız Hüseyin ini
Ama
Seni sevmiyorum demiş kocası
O günden sonra
Sevgiyi katlayıp koymuş
Naftalin kokulu dolabına
Çok paraya ihtiyacı varmış
Nazlı teyzenin
“Kolay iş” demiş
Bel fıtığından ağır iş yapamıyor
Yattığı yerden kazanıyor parasını
Naftalin kokulu anıları var
Nazlı teyzenin
Naz isminde kalmış
Parada anlaşılsın yeter
Haraç mezat satılıyor
İnsan eti ucuza gidiyor
“Nazlı teyze”ler ülkesinde
Her hamamda kırklanıp
“Bir gün bırakacağım” diyor
Aslında o da biliyor
Bırakamayacağını
Çünkü
Seni sevmiyorum demiş
En sevdiği
Kocası
Hüseyin i
Suat Aydın
Antalya
23 Mart 2006
Nazlı teyzenin
O günden sonra
O bile unutmuş sayısını
Eve aldığı sütçünün tüpçünün
Kimse “seni seviyorum” dememiş
Kimse sevgi sözcükleri
Fısıldamamış kulağına
Vermeye meraklı olduğundan değil
İstemezmiş aslında vermek kimseye
Severmiş yalnız Hüseyin ini
Ama
Seni sevmiyorum demiş kocası
O günden sonra
Sevgiyi katlayıp koymuş
Naftalin kokulu dolabına
Çok paraya ihtiyacı varmış
Nazlı teyzenin
“Kolay iş” demiş
Bel fıtığından ağır iş yapamıyor
Yattığı yerden kazanıyor parasını
Naftalin kokulu anıları var
Nazlı teyzenin
Naz isminde kalmış
Parada anlaşılsın yeter
Haraç mezat satılıyor
İnsan eti ucuza gidiyor
“Nazlı teyze”ler ülkesinde
Her hamamda kırklanıp
“Bir gün bırakacağım” diyor
Aslında o da biliyor
Bırakamayacağını
Çünkü
Seni sevmiyorum demiş
En sevdiği
Kocası
Hüseyin i
Suat Aydın
Antalya
23 Mart 2006
KOZMİK LANET
sen oralardan bir yerlerden izlemesen beni gülümsemeni görmesem kolay olurmuydu bu kadar
üzerime çöken lanete bela okumadan geçirdiğim bir an bile yokken nöbet bekleyen leşyiyicilerin arasında
ne olacağını bilmeden bekleyişlerimde
nerelerdeyiz sen ben ağlarken neden o küçücük beyaz ellerinle yaşlarımı dindirmiyorsun ben neden
sen burnunu şişirmiş kıpkırmızı olmuş yüzünle bangır bangır bağırırıken sakin ol geçicek diyemiyorum sana
ya neden kızımız uyku sersemi önlüğünü bulmazken elimiz ayağımıza dolaşarak panik yapmıyoruz servisi kaçırma korkusuyla
bilmesem varlığını yaşadığını beni beklediğini bilmesem milyon kaybetmenin ardından soluk soluğa ellerin yüzüne kapalı..
ne işim var burda yakar kendimi kaybolurdum derelerden denize denizden okyanusa karışıp
o umut varlık sebebim sigortasız çalıştırıldığım hayatta sigortalı bir gelecek tutkusuyla herkes gibi olabilmenin dayanılmaz paranoyasıyla
sen varsın ben varım geleceğimiz bizle başlayıp bizle biten her şey var
seni bulana kadar yanılgılarımın ve lanetlerimin arasında o küçücük ellerinle ve burnunla bekleyeceksin beni
kimbilir nerde nasıl hangi adla kaç yaşında kaç uğursuz gülümsemesiyle kozmik lanetimizin..
SUAT AYDIN 1968 MAYIS 20
üzerime çöken lanete bela okumadan geçirdiğim bir an bile yokken nöbet bekleyen leşyiyicilerin arasında
ne olacağını bilmeden bekleyişlerimde
nerelerdeyiz sen ben ağlarken neden o küçücük beyaz ellerinle yaşlarımı dindirmiyorsun ben neden
sen burnunu şişirmiş kıpkırmızı olmuş yüzünle bangır bangır bağırırıken sakin ol geçicek diyemiyorum sana
ya neden kızımız uyku sersemi önlüğünü bulmazken elimiz ayağımıza dolaşarak panik yapmıyoruz servisi kaçırma korkusuyla
bilmesem varlığını yaşadığını beni beklediğini bilmesem milyon kaybetmenin ardından soluk soluğa ellerin yüzüne kapalı..
ne işim var burda yakar kendimi kaybolurdum derelerden denize denizden okyanusa karışıp
o umut varlık sebebim sigortasız çalıştırıldığım hayatta sigortalı bir gelecek tutkusuyla herkes gibi olabilmenin dayanılmaz paranoyasıyla
sen varsın ben varım geleceğimiz bizle başlayıp bizle biten her şey var
seni bulana kadar yanılgılarımın ve lanetlerimin arasında o küçücük ellerinle ve burnunla bekleyeceksin beni
kimbilir nerde nasıl hangi adla kaç yaşında kaç uğursuz gülümsemesiyle kozmik lanetimizin..
SUAT AYDIN 1968 MAYIS 20
DELİLER VE BEBEKLER
o yüzüme fırlattığın kağıt sana yazdığım şiirdi oysa
her gün yazdığım bir şeyler gibi
acıtıyordu beni içimde duracağına kağıtta dursun istedim
o okumadığın yazılarda ben vardım oysa. o bendim
kimim ben şimdi?
neler yaptım sana neler feda ettim? hiç bir şey
içim içimi yerken içimden bir kırıntı bile vermedim sana
içimi dökmedim. kağıtlara döküldüm
seviş mi istedim benle? hayır
kurtar mı dedim düştüğüm çukurlardan sev mi istedim beni? bilmiyorum
o yüzüme fırlattığın kağıtta ben vardım benim her şeyim
hüznüm aldatışım aldanışım düşüşüm
bir türlü kalkamayışım. ben. sana yazılacak her şeyim
tutunamayışım hata bende ama
"kimseyi şiir yazacak kadar sevmiyceksin arkadaşım"
suat aydın
27 NİSAN 1968
her gün yazdığım bir şeyler gibi
acıtıyordu beni içimde duracağına kağıtta dursun istedim
o okumadığın yazılarda ben vardım oysa. o bendim
kimim ben şimdi?
neler yaptım sana neler feda ettim? hiç bir şey
içim içimi yerken içimden bir kırıntı bile vermedim sana
içimi dökmedim. kağıtlara döküldüm
seviş mi istedim benle? hayır
kurtar mı dedim düştüğüm çukurlardan sev mi istedim beni? bilmiyorum
o yüzüme fırlattığın kağıtta ben vardım benim her şeyim
hüznüm aldatışım aldanışım düşüşüm
bir türlü kalkamayışım. ben. sana yazılacak her şeyim
tutunamayışım hata bende ama
"kimseyi şiir yazacak kadar sevmiyceksin arkadaşım"
suat aydın
27 NİSAN 1968
DELİLER VE BEBEKLER
ulaşabildiğim kadarımsın görebildiğim kadar dokunamayacağımsın sen hep bildiğimi hiiç bilmediğim şekilde yapabildiğimsin sen yanlışsın sen doğrusun
sen ben ölüp giderken yavaş yavaş süremi doldururken ve sana, belki de sensizliğe dört nala gelirken öylece çırpınışım bir daha asla olmaz'ı olduruşumdur senin o ışıldayan gözlerinde kaybolurken boğulurken
asla ölmezim..
söylenecek sözler orada gururumu kapının orda çıkardım yanına gelirken
bakışın buğulu gülüşün ve umursamaz bir kaş kaldırışın için varım ben
kahramanın değilim olamam ki zaten gök gürültüsünü atom bombası sanar olmuşum
koruyamam ki seni kötülüklerden gölgemden korkar olmuşum
o adam olamam ki ben gözlerinde hayırlarında olmazların da ben sevmiyorumlarında kaybolmuş cami avlusunda isimsiz bir bebek olmuşum belki seversin diye bebekleri herkes sever ve delileri de
ben gururumla aşkımı deliliğim ve bebeğim gibi saklıyorum
hangisini istersen al beni öylece bıraktığın her hangi bir yerde herhangi bir dünya zamanında...
suat aydın
22 mayıs 1968
sen ben ölüp giderken yavaş yavaş süremi doldururken ve sana, belki de sensizliğe dört nala gelirken öylece çırpınışım bir daha asla olmaz'ı olduruşumdur senin o ışıldayan gözlerinde kaybolurken boğulurken
asla ölmezim..
söylenecek sözler orada gururumu kapının orda çıkardım yanına gelirken
bakışın buğulu gülüşün ve umursamaz bir kaş kaldırışın için varım ben
kahramanın değilim olamam ki zaten gök gürültüsünü atom bombası sanar olmuşum
koruyamam ki seni kötülüklerden gölgemden korkar olmuşum
o adam olamam ki ben gözlerinde hayırlarında olmazların da ben sevmiyorumlarında kaybolmuş cami avlusunda isimsiz bir bebek olmuşum belki seversin diye bebekleri herkes sever ve delileri de
ben gururumla aşkımı deliliğim ve bebeğim gibi saklıyorum
hangisini istersen al beni öylece bıraktığın her hangi bir yerde herhangi bir dünya zamanında...
suat aydın
22 mayıs 1968
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)